TMMOB
Gıda Mühendisleri Odası

SAĞLIKLI TOPLUM İÇİN BAŞTA SÜT OLMAK ÜZERE HAYVANSAL ÜRÜN TÜKETİMİ ARTIRILMALIDIR SAĞLIKLI TOPLUM İÇİN BAŞTA SÜT OLMAK ÜZERE HAYVANSAL ÜRÜN TÜKETİMİ ARTIRILMALIDIR

MERKEZ
Yayına Giriş: 21.05.2010 Son Güncelleme: 21.05.2010

 

 

BASININ VE KAMUOYUNUN DİKKATİNE!

 

  

21 MAYIS DÜNYA SÜT GÜNÜ

  

SAĞLIKLI TOPLUM İÇİN BAŞTA SÜT OLMAK ÜZERE HAYVANSAL ÜRÜN TÜKETİMİ ARTIRILMALIDIR

  

Süt, ülkenin hayvansal üretim dengeleri ve insan beslenmesi açısından stratejik ve vazgeçilmez bir üründür. Gelişmiş ülkelerde kişi başına süt tüketimi, yıllık 250-300 litre arasında değişirken Türkiye‘de bu rakam ortalama 130-140 litre ile sınırlı kalmaktadır. Ülkemizde üretilen sütün sadece %40‘ı sanayide işlenmektedir. Sektörde kayıt dışılık yakıcı bir sorun olarak devam etmektedir. Üretici örgütlerinin yetersizliği de kayıt dışılığı körüklemektedir.  

Küçük ölçekli, dağınık ve çok sayıda örgütsüz süt üreticisi, aracılara teslim olarak ürünlerini düşük fiyatlarla pazarlamakta, tüketici ise yüksek süt fiyatları nedeniyle sanayi sütü dışı alternatiflere kayabilmektedir.

Üreticinin bilinçli olmaması ve ahır hijyeninin sağlanamaması nedeni ile çiğ sütlerimizin mikrobiyal yükü çok fazladır. Bu durum işlenmiş süt üretiminde kaliteyi olumsuz etkilediği gibi, tüketici sağlığı açısından risk oluşturmakta ve süt ürünlerinin ihracat şansını kısıtlamaktadır. Fiyatların alım gücüne göre yüksek seyretmesi, tüketicilerimizin sokak sütü tüketmeyi tercih etmelerine neden olabilmektedir.  Pastörize ve sterilize sütlerin koruyucu madde içerdiği yönündeki yanlış kanı ve sözde "bilimsel" açıklamalar da sokak sütü tüketimini teşvik etmektedir.  Oysa sokak sütleri; çevresel etkenler, yem, taşındığı kaplar gibi çok çeşitli kaynaklardan aldığı birçok fiziki ve kimyasal zararlı maddeyi bünyesinde barındırmakta, hiçbir teknolojik işlem uygulanmadan satışa çıktığından, zararlı mikroorganizmaların üremesine uygun ortamlar yaratmakta, bu nedenle de sağlık riski oluşturmaktadır.

Son dönemde et fiyatlarında görülen artış eğilimi ile ülkemiz et ithalatı yapma noktasına getirilmiştir. Bunun ortaya çıkmasında fiyat spekülasyonları olduğu kadar hayvancılığın geliştirilmesi için uzun vadeli ve istikrarlı politikaların uygulanamamış olması ve bu spekülasyonları önleyecek "Müdahale Kurumları"nın bulunmayışı da önemli bir etkendir. Süt hayvancılığı ülkemizde et hayvancılığını besleyen önemli bir üretim dalıdır. Süt hayvancılığının sorunları ile et hayvancılığının sorunlarının birbirinden ayrılamayacağı; sorunlar bir bütün olarak ele alınmadıkça çözüm üretilemeyeceği görülmelidir. Süt ile et arasındaki doğrudan birbirini etkileyen sorunların en aza indirgenmesi ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin üretimden uzaklaşmasına engel olunması önümüzdeki dönemde en önemli politika önceliklerinden olmalıdır.                                                                            

Kontrol ve denetimin etkinliği, üreticinin bilinç düzeyinin yükseltilmesi, kayıt dışılığın önlenmesi ve tüketicinin kaliteli ve güvenli hayvansal ürünlere mümkün olan en ekonomik biçimde ulaşmasının sağlanması için gereken politikalar,  ilgili tüm tarafların katılımı ile belirlenmeli ve bu amaca yönelik yeterli kaynak ayrılmalıdır. 

BAŞTA SÜT OLMAK ÜZERE HAYVANSAL ÜRÜNLERİN GÜVENLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR BİÇİMDE ÜRETİLDİĞİ VE TÜKETİLEBİLDİĞİ BİR ÜLKE OLMAK  MÜMKÜNDÜR.  

 

 

Petek ATAMAN

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası

                                                                                                      Yönetim Kurulu Başkanı

Okunma Sayısı: 1367